BAKMAK VE GÖRMEK

30Haz

BAKMAK VE GÖRMEK

Baktığımız her nesneyi, konuyu, eylemi, davranışı doğru görür, algılar mıyız? Görsek, onun gerçeğini anlar mıyız? Anlasak da derinliğini kavrar mıyız? Kavradığımızı sandığımız doğrular, arkasındaki gerçekliği yansıtır mı? Arkada gizlenen gerçekliği görmek, duymak, hissetmek bazen bizi sarsar. Bu sarsıntı kime, neye yarar? Görünen gerçekliğe mi, yoksa gerçeği görene mi? Bu metaforlar döngüsü zihinlerde sürüp gider. O zaman, sanatçı karşılıklı anlaşılması, duyumsanması beklenen düşünceleri izleyene, okuyana, dinleyene, seyredene nasıl, ne yolla aktaracak? Bu gerçekten mümkün mü? Duyguların aktarımı rakamsal verilerle ifade edilebilir mi? Duygu aktarımındaki karşılıklı geçirgenlik ölçütü nereye kadar varır? Örneğin, bir yontu biçimlenirken, yontucunun duygusal dalgalanmalarının, heyecanlarının, endişelerinin yapıta yansıma savaşımı sürerken, izleyici bu savaşımın neresindedir, ne kadarını görüp duyumsar? Bu dalgalarda ne denli sörf yapabilir? Ya da bu coşkun ve de hırçın dalgalanmalar arasında kaybolup gider mi? Burada ortaya çıkan ikilem yapıtın izleyicilerine de şans vermelidir. Görünen o ki, sanatsal ürünle iletişime geçen izleyicilerden gelen duyumsamalar bazen öylesine çeşitlenir ki, bu çeşitlenmeler yapıtın oluşum sürecinde gelişen amacın önünde gider. Hatta çok daha ilerisine bile geçebilir.

 

*ODTŪ 60.yıl/ODTŪ Sanat 17 - 2016

 

Etiketler: