OSMANLI  DÜNYASINDA  KÜLTÜREL  KARŞILAŞMALAR  VE SANATSAL  YANSIMALARI

30Haz

OSMANLI  DÜNYASINDA  KÜLTÜREL  KARŞILAŞMALAR  VE SANATSAL  YANSIMALARI

Bugün Osmanlı kültür mirası ve uygarlığının çağdaş değerler bütünü içindeki evrensel rolü ve etkisinin sorgulanmasında yarar vardır. Geçmişimizin övünç kaynağı olan bu güçlü miras, devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü olan Osmanlı memaliki üç kıtaya yayılırken: 

Fetih yoluyla elde edilen yabancı ülkelerin yerleşik toplumsal değerleri Osmanlı’yı nasıl ve ne ölçekte etkiledi. Bu etkiler en çok hangi alanlarda kendini gösterdi? 

Fethedilen topraklara kendi çok yönlü ve zengin kültürünü nasıl ve hangi biçimlerde taşıdı? Bu ülkelerle aralarındaki karşılıklı kültürel etkileşimin sonuçları neler oldu? 

Etkileşim daha ziyade hangi alanlarda ortaya çıktı?                                                  

Bu bağlamda ülkeleri olduğu kadar insanlığı etkisi altına alan, bir anlamda teknolojik, ekonomik ve siyasi gelişimlerle yayılan dayatmalar karşısında imparatorluk mirasımız yeterince yenilenip, geliştirilerek sürdürülüyor mu? 

Burada yapılması  gerekli olan, toplumsal mekanizmalarda böylesi bir eğilim, istek, inanç ve de eylemler bütününün varlığının irdelenmesidir.

Kanımca, Osmanlının kültürel ve sanatsal bağlamda oluşum ve gerçekliklerini değerlendirirken, diğer yandan çağdaşı olan dış ülkelerde yaratılmış eserleri, o ülkelerin kültürel yapılarını da dikkate alarak kıyaslama yoluyla önyargısız değerlendirmeler de aydınlatıcı ve isabetli olur.

Osmanlı gerçekten muhteşemdi. Bir dünya imparatorluğu olarak yüzyıllar boyunca hak ettiği değeri ve önemi sürdürdü. Sahip olduğu askeri teknikler, maden işleme sanatındaki üstün becerileri, yenilmez güçlü orduları ile savaş alanlarında fırtınalar estirdi. Ancak, burada dikkate alınması yararlı bir diğer husus da Osmanlı dünyasında bu gelişmeler yaşanırken, çağdaşlarının kültür, sanat ve teknoloji alanlarındaki uygarlık düzeyi hangi seviyede idi. Avrupa’da inşa edilen çok sayıdaki görkemli sivil ve kraliyet yapılarının Osmanlı yurdunda da benzer örnekleri yapıldı.

İslami değerler ve ihtiyaçlar çerçevesinde devrin önemli eğitim kurumları olan medreseler, tekkeler, türbeler, külliyeler, imarethaneler, sebiller, kervansaraylar inşa edildi. Mimari yapıların giydirilmesi ve süslenmesinde cam, ahşap, çinicilik ve taş işçilikleri gelişti. Yaşam alanlarına yönelik kumaş ve halı dokumacılığı, yazı, tezhip, minyatür, kalem işi, malakari gibi el sanatlarında eşsiz örnekler yapıldı.  Çok değerli büyük ustalar yetişti. İmparatorluk tebaa asırlar boyunca camilerde ibadet etti; çeşmelerden suyunu taşıdı; köprülerden nehirleri aştı; kervansaraylarda konakladı; medreselerde eğitim gördü.                                                                               

Bütün bunlara bakarak, Osmanlı sanat olgusunun kitlelere ulaştığını varsaymak ne kadar gerçekçi olabilir. Zihinlerde bu eserlerin önemi ve sanatsal değerleri üzerine kalıcı, etkileyici ve geliştirici bir bilinç oluştu mu? Şüphesiz ki, dönemin egemen yönetici sınıfı, sahip olunan eserlerin yarattığı büyük hazzı ve estetik algısını derinlemesine yaşadı. Ancak, bu güçlü kültürel altyapı yoksul halka yeterince ulaşamadı ve farkındalık yaratamadı. 

Kırsalda üretime katılan halkın beylikler eliyle toplanan vergileri, devletin ihtişamına yaraşır harcamalarına ayrılan bütçeyi beslemeyi sürdürdü. Tabii ki, bu büyük imparatorluğun tarihsel süreçte misyonunun sona ermesi, artakalan kültürel kimliğin de son bulması anlamına gelmedi. Batı, güçlü ve derin izler taşıyan bu kimliğin sahip olduğu değerleri, ekonomik ve kültürel getirisi yönünde çoktan keşfe çıktı; musikisini, sanatını, yeme-içme-yaşam tarzlarını, kendi dünyasında yaşamaya istekli görünmekte. Akademik çevreler, uluslararası sanat pazarları, resmi ve özel koleksiyonlar, zengin bir ilham kaynağı olan Osmanlıya giderek daha ziyade merak ve alâka duymakta. 

Son olarak denilebilir ki, Batı dünyası da 21. yy.da Osmanlı tarihinin asırlar öncesinden gelen değerlerini, sanatını, özgün estetiğini yeniden tanımlıyor, yorumluyor, değerlendiriyor ve hatta benimsiyor.

Osmanlı’nın Kültürel ve Sanatsal Yansımaları, dünya  ülkelerinin büyük  bölümünde lâyık olduğu değeri sürdürüyor.

___________________________________________________________________

Osmanlı Dünyasında Kültürel Karşılaşmalar ve Sanatsal Yansımaları, Hacettepe Üniversitesi Yay.“Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu’na Armağan”, Ankara, 2017 

Etiketler: osmanlı, sanat, kültür

Sonraki İçerik

BAKMAK VE GÖRMEK